2024 15 Nisan Pazartesi Okul Var mı? Bir Bekleyişin Hikâyesi
Her şey 15 Nisan’ın sabahı, güneş Kayseri’nin üzerinde parlarken başladı. Ama bu sabah, diğerlerinden çok daha farklıydı. Havanın güzelliği, içimi garip bir şekilde sıkan bir boşlukla karışıyordu. Biraz da umutsuzluk vardı içinde, çünkü o sabah kendime sorduğum bir soru vardı: “2024 15 Nisan Pazartesi okul var mı?”
Okulun olup olmadığını bilmeden, sadece bir sabah uyanıp pencereye bakarak içimden geçirdiğim bu soru, aslında bana hayatımın bir dönemini hatırlatıyordu. Bu dönemde, Kayseri’de bir genç olarak geçen her günü, her sabahı bir anlamda bir “bekleyiş” hali içinde geçirdim. Ama bu sabah, hislerim her zamankinden farklıydı. Bir tuhaflık vardı.
Sabahın Sessizliğinde Umut
Telefonumun ekranında, 15 Nisan’ı gösteren takvim simgesine göz attım. Rutin bir sabah olması gerekiyordu, ama o günün anlamı fazlasıyla büyümüştü. Hem sabahın erken saatleri hem de yaşadığım o garip duygu, aslında tüm haftaya dair düşüncelerimi şekillendiriyordu.
İçim bir şekilde karışıktı. Her sabah olduğu gibi uyandım, ama o sabahın içinde bir şeyler eksikti. Genelde, okul sabahları heyecanla uyanırdım. Öğretmenimin yaptığı küçük espriler, sınıf arkadaşlarımla paylaştığım o minik sohbetler… Ama bu sabah, bir belirsizlik vardı. Okul var mıydı?
İç ses: “Hadi ama, lütfen okul yoktur. Bir gün daha evde kalmak istiyorum. En azından bir gün daha…”
Ama diğer taraftan, okulun olmadığı fikri de içimi bir başka şekilde sıkıyordu. Bilmiyorum, belki de bu soruyu sürekli sorarak bir şekilde geriye gitmeye çalışıyordum. Herkesin koşuşturduğu, okulun olduğu o yoğun günleri özlüyor olabilirim. Şehirdeki her şeyin o alışılmış temposunun içinde kaybolmuşken, birden bire evde olmak bir seçenek gibi görünüyordu. Evde kalmak, belki de bu yıllarda kaybettiğim o rahatlık ve huzuru bulabilmek demekti.
“Okul Var mı?” Sorusu
Saat 8:30 civarlarıydı. Artık dayanamayıp telefonumu elime aldım. Hemen Kayseri’deki üniversitemin duyurularına bakmaya başladım. Bazen, eğitim hayatı böyledir; beklediğiniz duyurular hep son dakikaya kadar yapılır. 15 Nisan Pazartesi okul var mı? diye düşündüm. Bu soruyu defalarca sordum ama kendim bile net bir cevap bulamıyordum.
Bir de okulumun web sitesine göz attım, ama orada da her şey belirsizdi. Mesela, o sabahın erken saatlerinde Kayseri’nin o soğuk havasını hissetmek bile beni karar veremeyen bir ruh haline sokuyordu. Hangi şehri, hangi günü yaşadığımı bile unuttum. Yavaşça, duyuru sayfasını yenileyerek bakmaya devam ettim.
Ve işte, sonunda…
Bir duyuru geldi.
İç ses: “Yoksa… Okul tatil mi?”
Bir süre sessiz kaldım. Okul tatil olduğunu görünce aslında bu, beklediğim şeydi. Ama o tatil haberi, aynı zamanda bana kaybolan bir günü de hatırlattı. Okul tatil olsa da, okulun olmadığı bir günde bile bir tür yalnızlık hissi vardı. Özellikle o sabah, sessizliğin içinde bir boşluk daha hissediliyordu.
Umut ve Hayal Kırıklığı
Şimdi, okul tatil olduğu için, içimde bir hayal kırıklığı ve bir tür belirsizlik vardı. Hani bazı insanlar tatilde ne yapacaklarını bilmezler ya, ben de öyleydim. Okulun olmaması, bana sadece fiziksel olarak bir boşluk hissettirmiyordu; ruhsal olarak da sıkılmıştım.
Belki de bu tatil, bana bir şeyleri hatırlatmak için gelmişti. O gün kaybolan zamanı, o rutinleri… Hayatın aslında hızlıca geçebileceğini…
İç ses: “Sana gerçekten tatil lazım mı? Yoksa sadece bir bahaneye mi ihtiyacın vardı?”
O sabah, Kayseri’nin o alışık olduğum manzarası da bir başka gözüktü. Hafifçe yağmur yağıyor, ama bu yağmurda bir gariplik vardı. Sanki hayat bir şeyleri saklıyordu. Okulun tatil olduğunu öğrendiğimde, beni asıl zorlayan şey o boşluk duygusuydu. Hepimiz, sürekli olarak bir şeyleri beklerken bazen hayal kırıklığına uğrayabiliyoruz.
Herkesin “Okul var mı?” sorusunu sorması o kadar sıradanlaşmıştı ki, bazen bu soruyu sormadan, sadece sorunun cevabını içimde hissedip beklemek istedim.
Okulun Anlamı: Bir Yıl Sonra Ne Olacak?
Bir yıl sonra, aynı tarihte, aynı soruyu kendime sorduğumda ne hissedeceğim? Bu sabah, aslında okulun olup olmaması değil, “okul”un ne anlama geldiği sorusunun cevabını bulmamı sağladı. Eğitim hayatımın yıllarını geçirirken, okulun anlamı her zaman değişti. Okul, belki bir zamanlar hayatımın tam merkezindeydi. Ama şimdi, 2024’ün bu sabahında, okul sadece birkaç bina, birkaç öğretmen ve birkaç arkadaş olmaktan öteye gitmiyor gibi hissettim.
Bir zamanlar okulun ilk günü heyecanla doluyken, şimdi sadece alışkanlık oldu. O yüzden, belki de bu sabah o kadar önemli olan “Okul var mı?” sorusu, bana bir tür huzur arayışı gibi geldi. Bazen hayatta bir şeylerin olmaması, içsel olarak çok daha fazla şeyin olabileceğini hatırlatır.
Sonuç: Okul Yok Ama Duygular Var
O gün, 15 Nisan Pazartesi, okul olmadı. Ama içimde okulu düşündüğümde hissettiğim duygular o kadar güçlüydü ki. Belki de okul olmasa da, başka bir şey vardı; düşüncelerim, ruh halim, o boşluk.
İç ses: “Belki de bazen hiç okula gitmemek, insanın kendine en iyi öğretmeni olmasını sağlıyordur. Bunu anlamanın tek yolu, bazen okulun olmadığı bir sabaha uyanmaktır.”
Ve o sabah, işte böylece geçip gitti. 2024’ün o günü bana, okulun gerçekten olup olmamasının ötesinde, bir şeyleri daha net görme fırsatı sundu. Şimdi, belki de bu yazıyı okurken, hepimizin sorduğu “Okul var mı?” sorusuna bir kez daha bakmak gerek. Bu, sadece bir günün sorusu değil, aslında yaşamın daha büyük sorusudur: “Gerçekten neye ihtiyacımız var?”